CHP’li Büyükşehir Belediye başkanları Mersin’de buluştu

CHP’li Büyükşehir Belediye başkanları Mersin’de buluştu

MERSİN İZ HABER

CHP Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşması, ‘Halk İçin Hep Beraber’ sloganıyla gerçekleşti. Toplantıda belediyelerin 2025 yılı hizmetleri değerlendirilirken; 2026 yılına yönelik çalışmaları kapsamlı şekilde ele alındı. Tutuklu belediye başkanları, yoksullukla mücadele, global ve ulusal siyasetin ülkeye etkisi, belediyelere kayyım atanması, devam eden operasyonlar ve kuraklıkla mücadele de toplantı gündeminde yer aldı. Toplantıdan sonra sonuç bildirgesi açıklandı.
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in ev sahipliğinde düzenlenen buluşma, CHP Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek başkanlığında gerçekleşti. Başkan Seçer’in açılış konuşmaları ile başlayan buluşmaya, CHP Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce katılım sağladı. Buluşma, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

SEÇER: “NÜFUSUN YÜZDE 60’INI VE TÜRKİYE EKONOMİSİNİN 4’TE 3’ÜNÜ CHP’Lİ BELEDİYELER YÖNETİYOR”

Başkan Seçer, açılışta gerçekleştirdiği konuşmasında; başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek olmak üzere, tutuklu tüm belediye başkanlarına ve siyasilere selamlarını gönderirken; hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı andı. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak toplantıya ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Seçer, kentin ülke içindeki konumuna değindi. Mersin’in stratejik konumu ve tarihsel sürecini değerlendiren Seçer, kentin Türkiye’de ekonominin en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Kentin dinamik yapısından söz ederek göçlerle büyüdüğünü belirten Seçer, Mersin’in liman kenti olmasının tarihsel süreçteki önemine değindi. Gerçekleştirilen toplantının geçmiş dönemde de faydalarını gördüklerini dile getiren Seçer, “Bugün burada olma nedenimiz; bir yandan kendi görev ve sorumluluk alanlarımız içerisindeki sorunlarımızı konuşmak, tartışmak ve deneyim paylaşımı yapmak; bir yandan da Türkiye’nin, bölgenin ve dünyanın yaşadığı siyasal çalkantılar içerisindeki durumunu konuşmak. Çünkü her birimizin şehrinin kendine münhasır özelliklerinden dolayı hem iç siyasi gelişmelerden hem dış siyasi gelişmelerden etkilendiğini biliyoruz. Mersin ve komşumuz Adana bu konuda son derece hassas kentler. Orta Doğu’daki ve Kafkaslar’daki her gelişme buraya yansıyabiliyor. Çünkü bizim bölgelerimiz ulusal güvenlik açısından da son derece stratejik lokasyondalar” diyerek kentlerde yaşanan süreçleri bir arada tartışacaklarını belirtti. 2019 yılında yerel seçimlerde ortaya konulan başarıyı hatırlatan Seçer, Ankara ve İstanbul’un ardından Mersin, Adana, Antalya gibi kritik öneme sahip kentlerin de CHP’li belediye başkanları tarafından kazanılarak başarıyla yönetildiğini vurguladı. Tüm bu başarıyla birlikte 2024 yılında birçok yeni belediyenin de kazanıldığını ifade eden Seçer, “Her geçen yıl CHP’li belediye başkanlarının yönettiği nüfus oranını artırdık. Aynı zamanda ekonomik hacim olarak Türkiye’nin en önemli ekonomik döngüsünün olduğu şehirleri yönetmeye başladık. Bu siyaset açısından çok önemli ve değerlidir. Bugün nüfusun yüzde 60’ından fazlasını ve Türkiye ekonomisinin 4’te 3’ünü CHP’li belediyeler yönetiyor” dedi.

“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ YERELDEN KURGULAYACAĞIZ”

Belediye başkanlarının yürüttükleri hizmet ve siyaset ile ülke siyasetine de yön verdiğinin altını çizen Seçer, “Bugün Cumhurbaşkanlığı son derece önemli bir makamsa hatta atanan bakanlar önemli bir makam işgal ediyorlarsa ve alanlarında hizmet etmeye çalışıyorlarsa, belediye başkanları da en az onlar kadar önemli siyasi aktörlerdir. Biz Türkiye’nin geleceğini yerelden kurgulayacağız. Bunun planlamasını yapma zorunluluğumuz var. Bizim görevimiz sadece bir kentin yerele ait olan hizmetlerini yerine getirmek değil; Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi konjonktürden çıkışını, vatandaşın umutlarının diri kalmasını sağlamaktır. Bunu yapabileceğimiz bir çalışma ortamı önümüzde var” diye konuştu.

“ÜLKENİN EN TEMEL 2 SORUNU: ‘EKONOMİ’ VE ‘ADALETSİZLİK’ ”

Ülkenin en temel 2 sorununun Ekonomi’ ve ‘Adaletsizlik’ olduğunu vurgulayan Seçer, vatandaşların da bu adaletsizliğin farkında olduğunu belirterek, “Belediye başkanlarımızın tartışmalı yargı kararlarıyla tutuklu olduğunu, masumiyet karinesinin yok sayıldığını, herhangi bir yargı kararı yokken suçlu muamelesi gördüklerini herkes biliyor. Elbette ki bu süre içerisinde biz belediye başkanları olarak cezaevinde bulunan arkadaşlarımızın yanında olacak, onların yokluğunu aratmayacağız” sözlerini kaydetti.

“CHP İKTİDARIN KİLİDİNİ AÇACAKSA; ANAHTAR BELEDİYELERDİR”

İktidara giden yolun belediyelerin başarısından geçtiğini ifade ederek tüm baskıların bunun bilincinde olunmasından kaynaklandığını belirten Seçer, şöyle devam etti:
“CHP iktidarın kilidini açacaksa; bunun anahtarı belediyelerdir. Bunu iktidar da iyi biliyor. Bu nedenle bizi baskı altına almak, hizmet yapamaz hale getirmek, halk karşısında itibarsızlaştırmak gibi bir politika izlediklerini biliyoruz. Bu sorunun tespiti hepimiz tarafından yapılıyor ama bizim asıl konuşmamız gereken bu işlerin altından nasıl kalkacağımızdır. Tamamen siyasi saiklerle yaratılan sorunlarla uğraşıyoruz, bizim bunu siyasetle çözmemiz lazım. Siyasetle çözmenin en temel ve gerçekçi yolu; iktidar olmak. İktidara yürümek bir zorunluluktur. Bu yolda umut CHP’li belediyelerdir.”

“İLK SEÇİMLERDE PARTİMİZİ İKTİDAR YAPACAĞIZ”

Belediye başkanları olarak tüm bu sorumluluk ile başarılı olma ve Türkiye’nin geleceğini kurma yolunda en önemli siyasi figürler olduklarını hatırlatan Seçer, CHP tarihinin mücadelelerle geçtiğini hatırlattı. Parti olarak Cumhuriyet’in iradesini ortaya koyduklarını ifade eden Seçer, “Konumumuzun, durumumuzun, zorlukların farkındayız ama gücümüzün de farkındayız. Hep beraber bunu başaracağımızdan en ufak bir endişem yok. Halkta karşılığı olan, halka giden, halkın derdini dinleyen, halkla hemhal olan ve geleceğe umut olan bizleriz. İlk seçimlerde partimizi iktidar yapacağız. Türkiye’nin üzerindeki bu kara bulutları da hep beraber dağıtacağız” sözlerine yer verdi.

ZEYBEK: “VAHAP BAŞKANIMIZ; GÜNÜ KURTARAN DEĞİL, GELECEĞİ PLANLAYAN BİR BELEDİYECİLİĞİ ESAS ALIYOR”

CHP Yerel Yönetimlerden ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek konuşmasına; hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı anarak başladı. Zeybek, Başkan Seçer’in Vekilliği öncülüğünde hizmet eden TBB’yi; belediyeler arasında ayrım yapmadan kamucu bir anlayışla kaynakları etkin ve verimli kullanarak vizyon projelere önderlik etmesi dolayısıyla tebrik etti. Birliğin; kişilere değil, halk iradesine dayalı olarak yönetildiğini kaydeden Zeybek, Mersin’deki belediyecilik anlayışının insanların hafızasına yerleştiğini sözlerine ekleyerek, şöyle devam etti:
“Mersin Büyükşehir Belediyesi yalnızca bir hizmet belediyeciliği örneği değil; sosyal adaletin, kapsayıcılığın ve krizlere karşı direncin kurumsallaştığı bir yerel yönetim modelidir. Vahap Başkanımız toplumsal kutuplaşmanın yerine ortak yaşamı; rantın yerine kamu yararını, günü kurtaran değil geleceği planlayan bir belediyeciliği esas alan bir anlayışla ve kararlılıkla başarılı bir belediye süreci yönetmektedir. Sayın Seçer; sosyal destekten tarıma, emeklilerden gençlere kadar her kesimi yöneten bir yerel yönetim pratiğiyle bugün ülkemizde CHP tarafından yönetilmeyen pek çok belediyeye örnek teşkil etmektedir.”

“YARGI, SİYASETİN APARATI HALİNE GELDİ”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik gerçekleştirilen operasyonlara ve diploma davasına değinen Zeybek, bu durumun yargının siyasallaşması ve siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesinin tipik bir örneği olduğunu ifade etti. Zeybek, “Bu bir hukuk davası değil, bu bir korkunun davasıdır. Bu dava Ekrem İmamoğlu’nun milletin kendisine uygun gördüğü Cumhurbaşkanlığı adaylığını engelleme davasıdır. 31 yıllık bir diplomanın iptal edilmesi, yargının siyasetin aparatı haline geldiğini apaçık bir göstergesidir” diye belirtti.

“TÜRKİYE’NİN 3’TE 1’İNDE DEMOKRASİ AYAKLAR ALTINA ALINMIŞTIR”

Zeybek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in millet iradesine sahip çıktığını ve sandık milletin önüne gelene kadar meydanlarda, sokaklarda, alanlarda ve her yerde olmaya devam edeceklerini kaydetti. Esenyurt’u, Şişli’yi, Ovacık’ı, Van’ı, Mardin’i, Batman’ı, pek çok il ve ilçeyi kayyımın yönettiğini belirten Zeybek, belediyeleri halk iradesiyle seçilmişlerin yerine devlet eliyle atanmışların yönetmesini doğru bulmadıklarını sözlerine ekledi. Millet iradesinin yok sayılmasını kabul etmediklerinin altını çizen Zeybek, “Bugün Türkiye’de 28 milyon 819 bin 534 kişinin yaşadığı şehirlerin seçilmiş belediye başkanları görevde değildir. Bu, 103 yıllık Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyet’in en önemli kurumlarından olan yerel yönetimler açısından bakıldığı zaman geriye gidişin en tipik örneklerinden biridir. Bugün Türkiye’nin 3’te 1’inde demokrasi ayaklar altına alınmıştır” dedi. Zeybek, CHP’li belediye başkanlarının başarılı performansının ‘CHP belediyeciliğini’ gösterdiğini belirterek, “232 olan belediye sayımızı bir anda 412’ye çıkarıyor olmamızın altındaki temel nokta da millete vermiş olduğumuz sözlerin tutulmasıydı” ifadelerine yer verdi. Zeybek, CHP’nin yerel seçimlerdeki oy oranının yüzde 38’den 48’e, belediyelerin memnuniyet oranının ise yüzde 60’lardan başlayarak yüzde 82’lere kadar çıktığını belirterek, “Bu oranlar bizi fazlasıyla memnun ederken; iktidar kanadını da ciddi biçimiyle endişeye sevk etti. Memnuniyet oranın artması CHP’nin Türkiye genelindeki oy dengesini yukarıya çekiyor olması da iktidarı belli ki çok sıkıştırdı ki ‘Silkeleyin’‘Mali anlamda belediyeleri kıskaca alın’ dediler” dedi.

 “UMUT MERSİN’DEDİR, TÜRKİYE’DEDİR”

Başkan Seçer’e ve buluşmanın düzenlemesine katkı sunan herkese teşekkürlerini ileten Zeybek, sözlerini şöyle noktaladı:“Seçimlerin hangi tarihte yapılacağı belli değil ama biz 155 bin sandık görevlimizle CHP olarak hazırız ve alandayız. 87 haftadır Türkiye’nin tüm anketlerde açık ara 1. partisiyiz ve ülkeyi yönetme iddiamızı yerel yönetimlerden aldığımız güçle Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde sürdürme kararlılığındayız. O nedenle umut buradadır, Mersin’dedir, Türkiye’dedir, Silivri, Antalya, Buca ve Çorlu zindanlarındadır. Biz bu umudu yeşerteceğiz, güçlendireceğiz ve büyüteceğiz. Eninde sonunda haklılar ve halktan yana olanlar kazanacak. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz.” 
Açılış konuşmalarının ardından toplantı, basına kapalı olarak devam etti. Büyükşehir belediye başkanları belediyelerindeki çalışmalar, projeler ve deneyimler ile ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulundular.

SONUÇ BİLDİRGESİ AÇIKLANDI

CHP’li büyükşehir belediye başkanlarının kamuoyuna yaptığı ‘Toplantı Sonuç Bildirgesi Basın Açıklaması’ şu şekilde:

“Büyükşehir Belediye Başkanları olarak 2019 yılında başlattığımız ve geleneksel hale getirdiğimiz toplantılarımızı, bu hizmet döneminde de sürdürmek amacıyla barışın, kardeşliğin ve huzurun kenti Mersin’de, aramızda olması gerekirken ne yazık ki tutsak durumda olan arkadaşlarımızın ve elim bir kaza sonucu aramızdan ayrılan Ferdi Zeyrek Başkanımızın eksikliğinin burukluğuyla bir araya geldik. Bu buluşmaları, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde ve belirli periyotlarla; her toplantı farklı bir Büyükşehir Belediyemizin ev sahipliğinde gerçekleşecek şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.
Toplantımızda; yoksullukla mücadele kapsamında hayata geçirdiğimiz sosyal politikaları, adaletli hizmet anlayışı doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmaları, çevreye duyarlı, iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadeleyi esas alan, modern ve çağdaş kentler yaratma hedefiyle uyguladığımız projeleri kapsamlı biçimde değerlendirdik. Bunun yanı sıra, Türkiye’de her geçen gün daha fazla hissedilen adaletsizlikler, ağırlaşan ekonomik kriz ve hukuksuz uygulamaların ortaya çıkardığı tabloyu; küresel ve ulusal siyasetin ülkemize ve şehirlerimize etkileriyle birlikte ele aldık.
Bugün aramızda olmaları gerekirken, siyasal yargı süreçleriyle belediyelerinden, kentlerinden ve özgürlüklerinden mahrum bırakılan;
başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek olmak üzere seçilmiş belediye başkanlarına yönelik hukuksuz uygulamalar ve yargı baskısı artarak devam etmektedir. Türkiye nüfusunun 3’te 1’inin yaşadığı şehirlerin seçilmiş belediye başkanları görevde değildir. Görevden almalar ve kayyum uygulamalarıyla somutlaşan bu müdahalelerin, yalnızca yerel yönetimleri değil, doğrudan halkın iradesini hedef aldığı açıktır. Masumiyet karinesi ve tutuksuz yargılanma hakkını ihlal eden bu anlayışın bir an önce sona ermesini, arkadaşlarımızın tutuksuz bir şekilde yargılanmasını acil olarak talep ediyoruz. Bizler, 13 büyükşehir belediye başkanı olarak; demokrasiye, hukukun evrensel ilkelerine ve adalet anlayışına aykırı bu süreci yakından izlemeye, hukuksuzluklara karşı ortak ve kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğiz.

Bu mücadeleyi yalnızca tutuklu belediye başkanlarımız ve partimiz adına değil, halkın iradesini ve ortak geleceğimizi savunmak için, umudu ve dayanışmayı güçlendirerek tüm yurttaşlarımızla birlikte sürdüreceğimizi kamuoyuna bir kez daha ilan ediyoruz. Görev süremizin ikinci yılını tamamlarken, bir yandan adaletsizliklerle bir yandan da derinleşen ekonomik krizin ağır sonuçlarıyla karşı karşıyayız. Bu tablo, her geçen gün yurttaşlarımızı ve belediyelerimizi daha yakıcı bir biçimde etkilemektedir. Yerelde başarılı hizmetler üreten belediyelere dönük idari baskılarla da bu tablo bilinçli olarak ağırlaştırılmaktadır.

Merkezi hükümet tarafından yatırım ve proje onaylarından tahsislere, izin süreçlerinden vergi ve SGK yapılandırmaları ve kredilere kadar pek çok alanda yerel yönetimler arasında birkaç istisna dışında açık bir çifte standart uygulanmaktadır. Bununla eş zamanlı olarak, belediyelerin yetki ve mali hareket alanını daraltmayı hedefleyen yasal düzenleme hazırlıkları ve kanun teklifleri gündeme getirilmekte; yerel yönetimlerin kaynak kullanma ve hizmet üretme kapasitesi sınırlandırılmak istenmektedir. İktidar tarafından sürdürülen bu yaklaşım, yerel yönetimleri işlevsizleştirmeyi amaçlamakta; sosyal desteklerden altyapı yatırımlarına, kent hizmetlerinden kalkınma projelerine kadar birçok alanda yurttaşların aldığı kamusal hizmetleri doğrudan olumsuz etkilemektedir.

Bu çifte standart, yalnızca belediyelerin yatırım ve proje süreçlerinde değil, aynı zamanda hükümetin kentlere yönelik yatırımlarında da uygulanmaktadır. Son dönemde küresel iklim değişikliğiyle birlikte ciddi boyutlara ulaşan kuraklığın kentlerde ortaya çıkardığı sorunlar, bu ayrımcılığı görünür kılmıştır. Hükümete bağlı Devlet Su İşleri’nin birçok şehirde gerekli baraj, isale hattı ve buna bağlı önemli yatırımları yıllarca yapmaması halkın zaman zaman su sorunu yaşamasının temel sebebiyken; buna rağmen iktidar eliyle ‘CHP’li belediyeler işini yapmıyor’ algısı yürütülmektedir. 

Kentlere hizmet etme noktasında merkezi yönetimin polemiklerden uzak durarak, halkımızı mağdur etmemek için siyaset üstü bir yaklaşımla davranması gerekmektedir. Bizler belediye başkanları olarak; adil, şeffaf, hesap verebilir, demokratik ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir yönetim anlayışıyla hizmetlerimize devam ederken, halka hizmet etme yükümlülüğü bulunan tüm kurumların da aynı sorumlulukla hareket etmesini beklediğimizi kamuoyuna açıkça ifade ediyoruz. Belediyelerimiz, tüm baskılara karşın sosyal belediyecilikten geri adım atmayacak; yurttaşların yoksulluğa mahkûm edilmesine karşı durarak kentlerimizi güçlendiren yatırım ve hizmetleri kararlılıkla sürdürecek, toplumcu belediyecilik anlayışıyla; emeklinin, emekçinin, işsizin, esnafın, kadının, gencin, çocuğun, engellinin, tüm yurttaşların yanında olmaya devam edecektir.

Dünyanın içinden geçtiği çok katmanlı krizler, küresel belirsizlikler, Orta Doğu ve yakın coğrafyamızda yaşanan savaşlar ülkemizi de doğrudan etkilemektedir. Bu savaş, çatışma ve belirsizliklerin ortasında dış müdahalelere izin vermeden ülkemizdeki iç barışın güçlenmesine her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulmaktadır. Ülkemizde demokratik işleyişin zayıflaması, hukuk devleti ilkesinin aşınması ve kutuplaştırıcı politikaların derinleşmesi toplumsal barışı ve birlikte yaşamı tehdit etmektedir. Bu hassasiyetle iktidarı daha adil ve demokratik davranmaya davet ederken, kentlerinde birbirinden farklı kesimlerin bir arada yaşadığı yöneticiler olarak bizler de yerel yönetimlerin barışın tesisindeki sorumluluğunu bilerek hareket etmeye devam edeceğimizi vurguluyoruz.

Bir bütün olarak ülkemizde karşı karşıya kaldığımız bu tablo karşısında yerel yönetimler olarak bizler; eşitliği esas alan, kapsayıcı ve dayanışmacı bir anlayışla hareket ediyoruz. Parti programımız çerçevesinde; yerinden yönetim, katılımcılık ve yerel demokrasi ilkeleri doğrultusunda; yurttaşlık bilincini güçlendiren, adaleti esas alan ve üretimle güçlenen kentler kurmak için çalışıyoruz. CHP’li belediyeler olarak hayata geçirdiğimiz çalışmalar, birikim ve deneyimlerimiz partimizin yerelden genele uzanan iktidar perspektifinin temelini oluşturmaktadır. Türkiye nüfusunun ve ekonomisinin büyük çoğunluğunu yöneten CHP’li Belediye Başkanları olarak kentlerimizde hiç kimseyi ayrıştırmadan, inancına, kimliğine, siyasi görüşüne ya da yaşam tarzına bakmadan, eşit hizmet götürerek halkımızın yüksek desteği ve memnuniyetini almış bulunmaktayız.

Kentlerimizde başlattığımız bu dönüşümü tüm ülkeye yayarak, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde ilk seçimlerde partimizi iktidara getireceğimize inanıyoruz. Bu anlayış ve sorumluluk bilinciyle; dayanışma ve ortak akıl temelinde yolumuza kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyor, saygılarımızı arz ediyoruz.